Devrim mücadelesinin tarihinde her dönem yaşandığı gibi, en karanlık ve ağır dönemler kendi Spartaküslerini yaratır… Her kriz kendi çıkış yolunuda içinde barındırır ve komutan Ulaş Bayraktaroğlu o Spartaküslerden biridir, devrimci çıkış için irade ve eylemin adıdır, özetidir. O tıpkı adını aldığı Ulaş Bardakçı gibi devrimci kopuşun, devrimci yenilenmenin, devrimci görevlere sahip çıkmanın, Türkiye, Kürdistan proletaryasına ve devrimcilere karşı sorumluluğun bilincinde olmanın ve devrim icin iradenin ve eylemin özetidir. Devrimciliğin özetidir Ulaş Bayraktaroğlu yoldaş. Sana devrimci görevlerimize kesin bir şekilde sahip çıkıp devrimle taçlandıracağımızın sözünü veriyoruz Ulaş yoldaş! Hiçbir şey yarım kalmayacak, birlikte zafere yürüyeceğiz! Dövüşenler konuşacak demiştik. Ulaş yoldaş konuştu… Şimdi sıra bütün devrimcilerde…

Ulaş Bayraktaroğlu Yoldaş Ölümsüzdür!
Kurtuluşa Kadar Savaş!

EÖC – EMEK VE ÖZGÜRLÜK CEPHESİ

Komünarlar ve Özgürlük Güçlerinin Komutan Ulaş Bayraktaroğlu için yapmış olduğu açıklamanın tümünü sizlerle paylaşıyoruz:

“‘İnsan bir kez yaşar, bir kez ölür. Devrimci ikisini de doğru yapandır.’ -Başkomutan Ulaş Bayraktaroğlu

Türkiye Devrimci Hareketi’nin en zorlu dönemlerinde doğan, mücadele içerisinde yetişen ve bu hareketi zaferle buluşturmak için her barikatta her mevzide canını ortaya koyan Ulaş Bayraktaroğlu Rakka hamlesinde, en ön cephede ölümsüzlüğe erişti. Devrimci Komünarlar Partisi’nin kurucu önderi, Birleşik Özgürlük Güçleri’nin başkomutanı, Gezi ayaklanmasının tartışmasız önderi devrim için ölümsüzleşenlerin saflarına vardı.

Ulaş Bayraktaroğlu tüm yaşamı boyunca hiç durmadan ve yılmadan barikatlarda ve mevzilerde bir kez olsun gözünü kırpmadan bir kez olsun geriye bakmadan, soluksuz bir savaş sürdürdü. Hem insanın insan olma mücadelesinde hem emperyalist-kapitalist, faşizme  karşı sürdürmüş olduğu mücadelesinde yalnızca zaferi hedefledi. Eşi benzeri bulunmayan, kendisinin tabiriyle ‘mayasında devrimcilik olan’, yalnızca Türkiye ve Ortadoğu devrimleri için değil tüm dünya devrimleri için hayatını adamış olan bir komutandır.

Devrimci hareket içerisinde yılgınlıkların ve umutsuzluk çığlıklarının yayıldığı dönemlerde yalnızca pratik olarak değil teorik olarak da vermiş olduğu emekler kendisinin zafere olan inancının bir ürünüdür. Onun bitmek tükenmek bilmeyen büyük inancı dokunduğu her alanı eylem alanına, dokunduğu her insanı eylemciye dönüştürdü. İnsanlığa ait bütün değerleri sahiplendi ve mücadelesini bu insanlıkla birleştirdi.

Büyük bir cesaret ve cüretle devrimin tüm değerlerine sahip çıktı. Statükoya saplanmadan eski olan ne varsa kararlılıkla savaştı. İnsanı ve insanın gerçekliğini buldu, karanlığı yıktı geçti. O, adını almış olduğu Ulaş Bardakçı gibi kendi döneminin devrimci kopuşunu örgütleyendir.

Önderlik, teoriden pratiğe ve  pratikten teorinin yeniden genişletilmiş üretimine doğru bir  yolculuksa eğer, ölümsüz Komutan Ulaş Bayraktaroğlu bu yolculuğa çıkandır. Onu Türkiye devriminin kurucu önderlerinden biri haline getiren tam da bu duruşudur.

Fazla söze gerek yok; herkes sussun artık, “dövüşen anlatsın”. Ulaş Bayraktaroğlu anlatsın! Türkiye’nin sokakları, meydanları, üniverisiteleri, fabrikaları nasıl kavga  ve özgürlük alanları haline getirilirmiş, anlatsın. Gezi’de soluğuna özgürlük rüzgarını katarak barikat barikat nasıl dövüşülürmüş, anlatsın. Faşist devletin işkencehanelerinde, hapishanelerinde, mahkeme salonlarında devrim ve sosyalizm davası nasıl  savunulurmuş, anlatsın. NATO’ya karşı, iki gün boyunca İstanbul’u savaş mevzisi olarak kurgulayıp kitlelerin en önünde nasıl çatışılırmış, anlatsın. Rojava’da DAİŞ çetelerine karşı nasıl pusu eylemi koyulur, eylem örgütlenir, mevzi mevzi nasıl savaşılır, anlatsın. “Hiçbir yerdeyken her yerdeyiz” şiarıyla bir devrimci savaş örgütü, Birleşik Özgürlük Güçleri, nasıl  inşa edilir ve savaştırılır, anlatsın. Evet dövüşen anlatsın, Ulaş Bayraktaroğlu anlatsın!

Özgürlük Gücünün, Komün Gücünün, Komünarların bütün savaşçılarının özünde, yapılarının temelinde Komutan Ulaş vardır. Hepimiz Ulaş Bayraktaroğlu’yuz!

Komünarlar ve Özgürlük Güçleri! Hiçbir yerdeyken, her yerde olanlar! Nasıl yaşanır, nasıl ölünür; bizlere yolumuzu yine önderimiz, komutanımız gösterdi. Kuşkusuz ki onun yolu nettir, apaçıktır, dönüşsüzdür.

Zafer onsuz olacaksa, ne kadar ağır ve şanlı bir zafere yürüdüğümüzü düşmana anlatın!

Başkomutan, önderimiz Ulaş Bayraktaroğlu, halkımızın vicdanıdır, yüreğidir, öfkesidir, önderidir. Düşman bilsin, aldığımız suyu unutmayacağız, her birimizi kendisinden de öte devrimcileştirmek için ömrü boyunca savaşan Komutan Mehmet’i, Başkomutan Ulaş’ı,  yaşatacağız.

Bir gider bin gelir değil,

Bir gittiyse bin hazırdır!

Başkomutan Ulaş Bayraktaroğlu ölümsüzdür!

AKP-IŞİD Faşizmini Ezeceğiz!”